Marka

(Brand, trade mark) Marka bir mal veya hizmetin kimliğidir. Marka, bir malı diğerinden (rakiplerinden) ayır­makta, malın yararlarını ve kalitesini sembolize edebilmekte, hatırlanması­na katkıda bulunabilmektedir. Bir mal veya hizmeti bütün diğer benzerlerin­den ayıran, farklı olarak tanımlayan isim, resim, terim veya sembollerin bü­tünü marka olarak adlandırılır. Bir ürün marka haline geldiğinde katma değer de, üründen sağlanan kazanç da yükse­lir. Ama bu değer artışı boşuna değildir. Tüketici, markanın adından, üründen bekleyebileceği kaliteyi ve verilecek hizmetleri bilmekte ve bunlar için biraz fazla para ödemeyi kabullenmektedir. Marka, yılların deneyimi, bilgisi, araştırmaları sonucunda somutlaşmakta­dır. Marka oluşumu işin yürütülmesi sürecinde aşağıdaki avantajları sağla­maktadır:

  • Markalaşma süreci ürünün konum­lanmasının en iyi şekilde yapılmasına imkân verir.
  • Müşteri sadakatini devam ettirme ve güçlendirme çalışmalarında marka başrolü oynar.
  • Marka oluşum süreci, inovasyonun ve ürün farklılaşmasının hangi faktörler göz önüne alınarak yapılacağı konusun­da ipuçları verir.
  • Marka, yeni ürün konseptlerinin oluş­turulmasını ve bu ürünün pazarda tu­tunmasını kolaylaştırır.
Markanın oluşturulması süreci ancak bir proje gibi bilinçli şekilde yönetilirse başarıya ulaşır. Bu projenin hazırlan­ması, mühendislik projelerine göre çok daha zordur. Görsel, duygusal, rasyonel ve kültürel bir sembol olan markanın oluşumu sabır ve dikkat gerektirir. Mar­ka oluşturma projesinde, üretimin ge­rekleri yanında insan psikolojisi, sosyal eğilimler ve kültürel etkenler de dikkate alınmaktadır. Bu nitelikleri ile marka- laşma süreci, bir proje olarak başlar ama sonradan bir insan öyküsüne dönüşür. Bu öykünün kahramanı tüketicidir. Tü­keticilerle yapılan anket ve söyleşilerde ürünün neden satın alındığı soruldu­ğunda çok farklı cevaplarla karşılaşmak mümkündür. Ancak bu nedenlerin damı­tılıp kristalleşmesi ile en çok beş-altı ke­limeden oluşan bir cümleye veya slogana ulaşılır. Marka öyküsünün bu ana fikri, açık, anlaşılır ve etkili olmak zorundadır. Bu mesaj, şirketin dış dünya ile her tür­lü iletişiminde tekrarlandığında marka zihinlerde yer tutmaya başlar. Çalışanla­rın markayı benimsemesi ise tasarım ve üretim sürecine zenginlik katar. Marka bir vaattir ve markanın nasıl bir perfor­mans göstereceği konusunda müşteri ile yapılan bir anlaşma gibidir. Ürün kaliteli ve çekici olduğu sürece vaatler tutulmuş olur ve örtük anlaşma geçerliliğini ko­rur. Şirket yöneticileri, yılların emeğinin ufak bir kalitesizlik ile ağır yara alacağını bildikleri için üretim standartlarından ödün vermez.

Markalı ürüne duyulan güven zamanla duygusal bir bağa da dö­nüşebilir. Reklam markanın oluşumun­da önemli bir yere sahiptir ama markayı reklamın oluşturduğu söylenemez. Rek­lam yalnız markaya dikkat çeker, marka hakkında konuşulmasını sağlar. Öyküye hayat veren “marka kimliği”, markanın adının, logosunun ve sloganının en ve­rimli bileşimi gerçekleştiğinde ortaya çıkar. Markanın kişiliği, marka kimliği etrafında duygulardan ve tüketim kültü­ründen süzülüp gelen bir tutku sayesin­de belirgin hale gelir.

Ürünün “anlattığı” öykü, bireylerin ha­yat tarzları, tercihleri ve özlemleri ile çakıştığı takdirde mutlu sona yaklaşılır. Her öyküde olduğu gibi, ilk izlenimler ve markanın zihindeki ortaya çıkardığı çağrışımlar markanın oluşumunda da önemlidir. Şirket yöneticilerinin görevi, bu marka öyküsünün özündeki duygu­ları ve sıcaklığı kaybetmeden, dört başı mamur akılcı bir üretim projesine dö­nüştürmektir. Pazardaki segmentasyon iyi analiz edildiği ve hedef kitle tutarlı bir şekilde tespit edildiği takdirde, marka en uygun pazar boşluğuna, en verimli nişe yerleşir. Şirketler markanın önerdiği değeri, şirketin diğer işlevlerine de “ye­dirdikleri” takdirde markanın sürekliliği sağlanır. Markanın yarattığı değerden yararlanmak için şirketler “ürün küme­sini genişletmek” ister. Örneğin tutulan bir yoğurt markası peynir üretimine de girebilir. Ancak “marka genişletmek” daha risklidir. Sevilen bir çikolata şirketi aynı marka altında bisküvi üretse yeterli satış rakamlarına ulaşabilir ama bisiklet işine girse ilgi görmeyebilir.

MARKADA BAŞARI GETİREN FORMÜL

+ Vaat
+ Arayış
+ Tasarım ufku
+ Yenilik tutkusu
+ Tüketiciye saygı
+ Konumlama başarısı
+ Tam yol verilmiş bir hayal gücü
+ Araştırmaların oluşturduğu altyapı
+ Hedef kitleye uyumlu ürün kimliği
+ En mükemmele yönelmiş adanmışlık duygusu
+ Kültürel zenginlikleri evrensel boyutlarda
sergileme yeteneği
+ İşçilerin göz nuru, alın teri, dikkati ve emeği
+ Güzele odaklanmış bir yaratım cesareti
+ Tüketiciyle kurulmuş duygusal bağ
+ Yöneticilerin beyin terleten çabası
+ Ürüne gönlünü katabilme arzusu
+ Hataya sıfır tolerans
+ İlk günün heyecanı
+ Vasatlığa isyan
+ Teknoloji
+ Bilgi