Tezcan Un, 10 milyon Euro'ya dondurulmuş balık tesisi kuruyor

Un sektöründe 3 nesildir faaliyet gösteren Tezcan Ailesi, kurduğu balık işleme tesisi ile su ürünleri sektörüne de adım attı. Bornova’da kuruluşu tamamlanmak üzere olan tesis, eylül-ekim aylarında ilk ürünlerini pazara sunacak.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Tezcan Un, 10 milyon Euro'ya dondurulmuş balık tesisi kuruyor

AHMET USMAN / İZMİR

Yaklaşık 70 yıllık geçmişe sahip olan ve Ege’nin en büyük un üreticileri arasında yer alan Tezcan Un, su ürünleri sektörüne giriyor. Aynı zamanda Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Başkanı olan Tezcan Un Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan, Bornova’da 10 milyon Euro maliyetle kurdukları tesiste balık çiftliklerinden alacakları deniz ürünlerini işleyip dondurulmuş olarak iç ve dış pazara sunacaklarını dile getirdi.

Gıda sektöründe büyümeyi hedeflediklerini belirten Tezcan, “Un dışında da bir sektöre girmek ama gıdadan da uzaklaşmamak istedik. Bölgemizde çok fazla balık çiftliği var. Onların işleme anlamında arayışları olduğunu gözlemledik. Hem onlara lojistik anlamda destek vermek, hem de ürünlerin katma değerinin bölgemizde kalması için dondurulmuş balık tesisi kurduk. Bornova’da tamamlamak üzere olan tesisimizde balık çiftliklerinden gelen taze balıkları, fileto şekline getirip, dondurup yurt içi ve yurt dışı pazarlarına, hem kendi markamızla hem private label olarak sunacağız. Günde bin 200 kilogram balık işleyebileceğiz. 10 milyon euroya mal olan tesisimizde ilk ürünleri eylül – ekim aylarında pazara sunacağız” dedi.

“Unda katma değerli ürünlere yöneldik”

Tezcan Un’un Menemen’deki tesisinin günde bin 200 ton işleme kapasitesi olduğunu dile getiren Haluk Tezcan, “Üretimimizin yarısını iç pazara, yarısını yurtdışına satıyoruz. En çok Cibuti, Angola, Benin olmak üzere Afrika’ya ihracat yapıyoruz. Dahilde işleme rejimi (DİR) kapsamında ithal ettiğimiz buğdayı işleyip yurtdışına gönderiyoruz. Böylece hem ülkemize hem bölgemize gelir sağlıyoruz. Bunu yaparken de katma değerli ürünler üreterek dünya pazarlarında farklılığımızı göstermeye çalışıyoruz” diye konuştu.

Son dönemde unda evsel kullanımın çok azaldığını, bunun yerini endüstriyel ürünlerin aldığını hatırlatan Tezcan, “Türkiye unlu mamuller açısından zengin bir ülke. Unun başlıca kullanım alanı ekmek ama o da çok çeşitlendi. Yabancı misafirlerin ağırlandığı otel pazarı oluştu, pastalar, börekler, simitler, lavaş, kadayıf, baklava, makarna, bisküvi derken her bir ürün ayrı özellikte un ister oldu. Her ürünün farklı buğday çeşidine ihtiyacı var. Müşterimiz bize reçeteyi veriyor, biz de ona göre un hazırlıyoruz. Hep gıda sektöründe ‘Hollanda gibi katma değerli üretebilsek’ deriz, biz unda bunu başardık” dedi.

Şu an üretimlerinin yarısının yüksek katma değerli ürünlerden oluştuğunu vurgulayan Haluk Tezcan, “Bu oran her geçen gün artıyor. Çünkü talep bu yönde gelişiyor. Eskiden evlere un çuval girerken, şimdi marketlerden 1 – 2 kilogramlık ambalajlarla alınıyor. Damak tatları, tüketici alışkanlıkları değişti, pazarın çeşitliliği arttı. Biz de kendimizi buna adapte ettik” diye konuştu.

 

Şehirler