“Çiğ süt üreticisi ayakta kalamazsa, et sektörü de sürdürülemez”

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, süt sektörünün para kazanamamasının önce süt krizine, ardından et krizine neden olduğunu söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
“Çiğ süt üreticisi ayakta kalamazsa, et sektörü de sürdürülemez”

ADANA/EKONOMİ

‘Yükselen et ve düşen çiğ süt fiyat sarmalı’ başlığıyla yazılı bir açıklama yapan Mutlu Doğru, sektörde yaşanan sorunlara değindi.  Doğru, süt ve et sektörlerinin büyükbaş hayvancılıkta birbirleriyle çok yakın etkileşim içerisinde olduğunu vurgulayarak, “Süt sektörünün para kazanmaması, önce süt krizine ardından et krizine sebep olur ve bunu Türkiye geçmişte defalarca yaşamıştır” dedi. Para etmeyen çiğ sütün, ineklerin kesilmesine neden olduğunu söyleyen Doğru, “Kesilen inekler erkek dana ihtiyacının karşılanamamasını doğurmakta ve böylece de et krizini peşinden sürüklemektedir, tıpkı şu andaki et fiyatlarındaki artışla yaşadığımız gibi” ifadesini kullandı.

Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı 17.15 liralık fiyata Anadolu’nun birçok yerinde küçük çiftçilerin sütünü satamadığını söyleyen Doğru, şunları kaydetti: “Bu zararın sonucunda da yem maliyetini karşılayamadığı için ineklerini kesime yollamaktadırlar. Bu kadar inek kesilirken et fiyatlarının yükselişe devam etmesi ise aslında erkek besilik dana varlığımızın ne kadar kritik seviyelere düştüğünün bir göstergesidir. Büyükbaş hayvancılıkta çiğ süt üreticisini ayakta tutamazsanız et sektörünü de ithalatla dahi regüle etmeniz imkansız hale gelir ve sürdürülemez.”

“Okul sütü projesi yeniden başlatılsın”

Doğru, sektörle  ilgili değerlendirmelerine şöyle devam etti:  “Çiğ süt sektörünün şu andaki en önemli sorunu; doğru çiğ süt maliyeti ve satış fiyatının belirlenerek açıklanmasının yanında, süt ve süt ürünlerine talebin düşük olmasıdır” Alım gücünün düşük olması yurt içinde talebi geriletmiş, kurlardaki uzun süredir yatay seyir de ihracat şansımızı azaltmış ve bunun sonucunda stoklarda artışa neden olmuştur. Aslında gidişatın bu şekilde olacağı aylar öncesinden belliydi ve sektör temsilcilerinin de defalarca uyarmasına rağmen maalesef yeterli önlem alınmadığı için bugünlere kadar geldik. Alınmasını istediğimiz önlemler ise; süt ve süt ürünlerine, kullanılan çiğ süt karşılığı ihracat desteği verilmesi, okul sütü projesinin tekrar hayata geçirilmesi, süt tozu yapımına ve ihracatına destek verilmesi, süt alıcısına ucuz finansman desteği sağlanması, süt primlerinin artırılarak aylık şekilde ödenmesi şeklindeydi. Bugün bu önlemlerden sadece ESK’ya süt tozu yapması için süt alımı kotası verilmesi oldu ancak bu da piyasanın regüle edilmesi için yetersiz kaldı. Çiğ süt ticaretinde üretici ile sanayici arasında, Bakanlığın denetlediği tip sözleşme yaptırmak ve buna uymayanları cezalandırmak bu krize çözüm olamamıştır. Aksine süt alan sanayiciyi; süt toplayan aracı ve kendi istedikleri şekilde sözleşme yapan birlik ve kooperatiflere yönelterek çiftçimizin Anadolu’nun bazı bölgelerinde fiyatını 11-12 TL’ye kadar düşmesine, ödeme vadelerinin ise 90 güne kadar çıkmasına sebep olmuştur.”

“Süt piyasaları da 5’ten büyüktür”

Süt piyasalarında alım fiyatı ve şartlarını, üretilen çiğ sütün büyük bölümünü işleyen yaklaşık beş firmanın belirlediğine dikkat çeken Doğru, “Diğer küçük firmalar da bu öncü büyük şirketlerin süt alım politikalarını takip etmekte ve böylece tüm ülkede uygulanmaktadır. Süt piyasalarının da ‘5’ten büyük olduğu’ çiğ süt sektöründe hem sanayiciye hem de bazı birlik ve kooperatiflere gösterilmelidir” dedi.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yorum yapmak için tıklayınız
Şehirler