Bursa, düşük karbonlu üretime odaklanacak
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, 1 Ocak 2026’dan itibaren karbon ayak izine duyarlı bir üretim anlayışının tüm sektörler için kaçınılmaz hale geleceğine vurgu yaparak, “Aksi takdirde, ihracatta ciddi maliyet artışlarıyla karşılaşma riskimiz bulunuyor” dedi.
ESRA ÖZARFAT
BURSA - Ticaretin kurallarının artık sadece üretim miktarı ve kaliteyle değil, aynı zamanda çevreyle uyumlu, sürdürülebilir bir yapıyla yeniden yazıldığını belirten Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın bu yeni düzenin en somut adımlarından biri olduğunu söyledi. 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek olan bu mekanizmayla birlikte karbon ayak izine duyarlı bir üretim anlayışının tüm sektörler için kaçınılmaz hale geleceğine işaret eden Batmaz, “Bu yeni döneme hızla uyum sağlamamız gerektiği aşikârdır. Aksi takdirde, ihracatta ciddi maliyet artışlarıyla karşılaşma riskimiz bulunmaktadır. Uzmanların öngörülerine göre, bu maliyetler yüzde 30’lara kadar yükselebilir. Ancak, her kriz aynı zamanda yeni fırsatları da beraberinde getirir. Bursa iş dünyası olarak bizler, bu süreci bir tehdit değil, bir fırsat olarak görmeliyiz. Yeşil dönüşüm, Bursa’nın yalnızca çevre dostu üretim kapasitesini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda uluslararası rekabette elini güçlendirecektir” dedi.
Üretim süreçlerinde enerji verimliliğinin artırılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş yapılması gerektiğini vurgulayan Batmaz, “Karbon emisyonlarını ölçerek, bunları azaltmaya yönelik stratejiler geliştirmeliyiz. Döngüsel ekonomi ilkelerini benimsemeli, atık yönetimimizi iyileştirmeliyiz. Çevre dostu üretim standartlarını uygulayarak uluslararası sertifikalarımızı tamamlamalıyız. Attığımız her adım, yalnızca bugünü değil, Bursa’nın yarınlarını da şekillendirecektir. Hep birlikte Bursa’yı, çevre dostu üretimin ve sürdürülebilir kalkınmanın merkezi haline getireceğimize inancım tam” diye konuştu.
“Üretim anlayışımızda köklü değişikliler şart”
BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, özel sektör, kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerle ortak akıl ve katılımcılık anlayışıyla küresel ve ulusal gelişmeleri takip ederek sürdürülebilir üretimin yaygınlaşmasını ve sanayide farkındalık oluşturulmasını hedeflediklerini söyledi. Süregelen “üret-kullan-at” modelinin çevresel ve kaynak sorunlarına yol açtığını belirten Kılıç, “Dünya genelinde yılda 103 milyar ton hammadde kullanıyoruz, ancak bunun sadece yüzde 10’unu geri dönüştürebiliyoruz. Kaynaklarımız sınırsız değil. Bu nedenle fosil yakıtların yerine yenilenebilir enerji kullanımını artırmalı, atık kaynaklarını geri dönüştürerek üretimde kullanmalıyız. Çevreci ve sürdürülebilir bir ekonomik modelin artık kalıcı hale gelmesi gerekiyor. Üretim anlayışımızda köklü değişiklikler yapmak şart” ifadelerini kullandı.
“Yeşil dönüşüm fonları 3,3 trilyon dolara ulaştı”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2015 yılından bu yana Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi’ni (ETS) kurmak üzere çalışmalar yürütüyor. Türkiye’nin emisyonları 550 milyon ton seviyesinde ve dünya emisyonlarının yüzde 1’ine tekabül ediyor. 270 milyon ton emisyon tesis bazında tespit edilmiş durumda. Yeşil dönüşüm için en önemli araçlardan biri de finansman. Dünya genelinde yeşil finansman fonlarının 3,3 trilyon dolara ulaştığı, Paris İklim Anlaşması gereğince gelişmiş ülkelerin her yıl gelişmekte olan ülkelere 300 milyon dolar seviyesinde finansman sağlamak zorunda olduğu kaydediliyor. Finansmana erişim için Türkiye Yeşil Taksonomi Yönetmeliği üzerinde çalışan Bakanlığın yakın zamanda yönetmeliği yayımlaması bekleniyor.