“Şimdi güçlendirme zamanı!”
GYODER Başkanı Neşecan Çekici, “Sektörü sadece yeniden başlatmak değil, onu sürdürülebilir kılmak, büyütmek ve güçlendirmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Finansmandan şehirleşmeye, yatırım süreçlerinden inovasyona kadar tüm başlıkları ele almaya ve sektörü daha sağlam temeller üzerine inşa etmeye devam edeceğiz. 26 yıl önce birlikte başladık, şimdi güçlendirme zamanı!” diyor.
GYODER Başkanı Neşecan Çekici, “GYODER olarak en önemli işimiz sektörde “yeniden başlatma ruhunu” devam ettirmek. Sektörü sadece yeniden başlatmak değil, onu sürdürülebilir kılmak, büyütmek ve güçlendirmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Finansmandan şehirleşmeye, yatırım süreçlerinden inovasyona kadar tüm başlıkları ele almaya ve sektörü daha sağlam temeller üzerine inşa etmeye devam edeceğiz. 26 yıl önce birlikte başladık, şimdi güçlendirme zamanı!” sözleri ile başlıyor konuşmasına. Gayrimenkul sektörünün nabzının daha sağlıklı atmasını sağlamak, ekonomide tekrar çarpan etkisi yaratmak için bazı yenilikçi önlemler, düzenlemeler gerektiğine dikkat çeken Çekici’nin sektöre yönelik yorumları şöyle:
Ciddi bir bütünleşik konut politikası gerekli
“Günümüzde tüm dünyanın en önemli gündem konularından biri barınma krizi. Türkiye’nin de yaklaşık olarak yılda 800-900 bin konut üretmeye ihtiyacı var. Şu anda sadece 500-600 bin adet üretiliyor, ancak bu üretim mevcut ihtiyacı karşılayamıyor. Ayrıca, deprem riski altındaki İstanbul’da, 5 yıl içinde dönüştürülmesi gereken 1,5 milyon konut bulunmakta ve bunların 600 bini öncelikli durumda. Gayrimenkul ekosisteminin oluşması için özel sektör -kamu-STK-akademi olarak birleşmemiz, tek masada bir araya gelmemiz gerekiyor. Ciddi bir bütünleşik konut politikası, acil kodu ile Türkiye’nin gündeminde üst sıralarda yer almalı.”
10 yılda hane halkı tipimiz çok değişti
“Demografik değişimler ve kentleşme dinamikleri, sektördeki dönüşümü şekillendirmeye devam edecek. 10 yılda hane halkı tipimiz çok değişti. Bu süreçte boşanmalar 90 binden 200 bine, evlenme rakamları 550 binden 600 bine çıktı. 100 bini aşkın gurbetçinin ve yabancının ev talebi oluyor. TUİK’in hazırladığı hane halkı verileri incelendiğinde hane yapısında ilgi çekici değişiklikler olduğu görülüyor. Ortalama hane halkı büyüklüğü azalmaya devam etmekte iken ortalama hane halkı büyüklüğü 3,14 kişi seviyesine geriledi. Geçtiğimiz 15 yılda haneler yaklaşık bir birey kaybetti. Nüfus artışı ve hanelerin küçülmesi hane sayısındaki artışın nüfus artışının önüne geçmesine neden oluyor. Geride bıraktığımız 5 yılda hane sayısı yüzde 13,3 oranında artış gösterdi. Hane tiplerine göre artışlar incelendiğinde ise çok önemli sonuçlar ortaya çıkıyor. Tek kişilik hane sayılarındaki artış hemen hemen yüzde 40 seviyelerine kadar yükselmiş durumda. 2023 yılı itibariyle her 5 haneden biri tek kişilik haneler. Solo yaşayanların sayısındaki yükselme, tek ebeveyn ve çocuk/lardan kurulu hanelerin artması, öte yandan çekirdek aile ve aile büyüklerinden oluşan ailelerin sayısındaki değişimler, konut politikamızın ciddi şekilde masaya yatırılmasını, demografik ve sosyolojik analizlerin detaylı yapılmasını zorunlu kılıyor.”
Yabancıya yapılan konut satışı payı yüzde 1,6
“2024 yılında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan satışların payı yalnızca yüzde 1,6 oldu. Aslında yaygın kanının aksine, Türkiye’de yabancıya konut satışı her zaman düşük seviyelerdeydi. Dünyada bu oran genellikle yüzde 10 ile yüzde 20 arasında değişiyor, Kıta Avrupası ve İngiltere’de bile yüzde 14-17 seviyelerini görebiliyoruz. Türkiye’de ise yabancıya konut satışının en yüksek olduğu dönemlerde bile oran yüzde 5’i geçmedi. Bugün geldiğimiz noktada ise bu oran yüzde 1,6’ya kadar gerilemiş durumda.”
Çevre dostu yapı standartlarının teşvik edilmesi gerekli
“Türkiye’de sürdürülebilir ve yeşil binaların yaygınlaşması için bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç var. Öncelikle, kamu ve özel sektörün ortak hareket ederek çevre dostu yapı standartlarını teşvik etmesi gerekiyor. Yeşil bina sertifikasyonlarının yaygınlaştırılması ve bu konuda bilinç oluşturulması büyük önem taşıyor. GYODER olarak Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek; tabiatla inatlaşmayan, teknolojiden optimum seviyede faydalanan, tasarıma önem veren projelerle, konuta erişim sorununa çözümler üretmeyi sürdüreceğiz. Türk gayrimenkul endüstri oyuncuları olarak erişilebilir konut konusunda önderlik eden, konuya sahip çıkan ülke konumunda olmaya kararlıyız. ‘Tabiat, Toplum, Teknoloji ve Tasarım’ alanlarına odaklanacak 4T Sertifikası vermek için PwC ile çalışıyoruz. Kentsel dönüşümle ilgili okur yazarlık projesine de başlayacağız; bu proje kapsamında bilgi notları hazırlanarak kamuoyuyla paylaşılacak ve bakanlıklar ile belediyelerle iş birliği yapılacak. Son olarak, gençlerin fikir ve önerilerini sektöre kazandırmak, aynı zamanda onlara STK ruhunu aşılamak amacıyla GYODER Gelecek Platformu’nu kuruyoruz.”
Gayrimenkulün değişen bir makro arka planı var
“Türkiye, konut pazarında Avrupa’da birinci, OECD ülkeleri içinde ABD’den sonra ikinci sırada. Türkiye’de gayrimenkul, tercih edilen bir yatırım aracı olmaya devam ediyor. Özellikle konut önemli bir yatırım enstrümanı, emeklilik planı olarak görülüyor. Faizlerinin düşmesiyle pazarda tekrar bir canlanma öngörüyoruz. 2025’te rekor tazelenebilir ve 1,5 milyon sınırını ilk kez aşabiliriz. Türkiye’mizde olduğu kadar, dünyada da gayrimenkulün değişen bir makro arka planı var. “Geleceğin işleri” nin odağında yer alma, hatta yaratma kapasitesi olan güçlü bir sektörden bahsediyoruz.”
Değerli ekonomim.com okurları,
ekonomim.com ekibi olarak Türkiye'de ve dünyada yaşanan, haber değeri taşıyan gelişmeleri sizlere en hızlı, tarafsız ve kapsamlı şekilde sunmak için çalışıyoruz. Bu süreçte sunduğumuz haberlerle ilgili eleştiri, görüş ve yorumlarınız bizim için çok değerli. Ancak, karşılıklı saygı ve hukuka uygunluk çerçevesinde, daha sağlıklı bir tartışma ortamı oluşturmak adına yorum platformumuzda uyguladığımız bazı kurallarımız bulunmaktadır.
Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (diğer okurlara yönelik olanlar da dahil) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık içermesi durumunda, yorum editörlerimiz bu yorumları onaylamayacak ve silecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar arasında aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemleri de yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur, bu nedenle bu tür yorumlar da ekonomim.com sayfalarında yer almayacaktır.
Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu kanıtlanamayan iddia, itham ve karalama içeren, halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.
Markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmaz ve silinir. Aynı şekilde, bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmaz ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Diğer web sitelerinden alınan bağlantılar ekonomim.com yorum alanında paylaşılamaz.
ekonomim.com yorum alanında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan kullanıcıya aittir, ekonomim.com bu sorumluluğu üstlenmez.
ekonomim.com'de yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yer alan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni okumuş ve kabul etmiş sayılır.
Kurallarımıza uygun şekilde saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun yorumlarınız için teşekkür ederiz.