Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sayın Özel tehlikeli ve çirkin bir dile sarılıyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşın mağduriyetleri üzerinde şov ve reklam peşinde olmadıklarını dikkat çekerek, "Vatandaşın derdini mağduriyetini şov aracı, siyasi rant malzemesi haline getirmeyeceğiz" dedi. Erdoğan, Suriye'deki terör eylemlerini 'kirli bir pusu' olarak değerlendirerek, "Sayın Özel tehlikeli ve çirkin bir dile sarılıyor" dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefete tepki göstererek, vatandaşın mağduriyetleri üzerinden şov ve reklam peşinde olmadıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üç liralık hizmet reklamına 5 lira harcamayacağız. Vatandaşın derdini mağduriyetini şov aracı, siyasi rant malzemesi haline getirmeyeceğiz. Biz reklam ve şov yapmanın değil gönüller yapmanın peşindeyiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
Aynı sevdaya gönül verdiğim, aynı davaya omuz verdiğim yol arkadaşlarıma sevgilerimi iletiyorum. Kara kışa aldırmadan, 23 Şubat'ı Ankara'da demokrasi bayramına çeviren teşkilatıma şükranlarımı sunuyorum.
Gazze'deki ateşkes Siyonist rejimin tüm şımarıklıklarına rağmen devam ediyor
Gerek bölgemizde geren dünyanın farklı köşelerinde gerilimlerin, kardeş kavgalarının yaşandığı zorlu süreçten geçiyoruz. Sudanlı kardeşlerimiz istikrarsızlıkla boğuşuyor. Gazze'deki ateşkes Siyonist rejimin tüm şımarıklıklarına rağmen güçlükle de olsa devam ediyor. Suriye'de mezhep temelli yeni bir fitne ateşi yakılmak isteniyor. Umudumuzu diri tutuyor kararlılığımızı en güçlü şekilde muhafaza ediyoruz.
Kadın ve gençlik kollarımız Ramazan için seferber oldu
Ulvi bir çabanın içindeyiz. Ülkemiz içinde ve dışında barışa iyiliği adalete katkı verme gayretindeyiz. Ramazan ayı ile iyilik ve kardeşlik seferberliğine hız verdik. Kadın ve gençlik kollarımız bu mübarek günleri en iyi şekilde değerlendirmek için seferber oldu.
Kurumlarımız Balkanlar'dan Kafkasya'ya kadar gönül ve kültür coğrafyamızdaki hizmetleri ile milletimizi en güzel şekilde temsil ediyorlar. Biz de şehit ailelerimizden güvenlik güçlerimize, esnaf ve sanatkarlardan kadınlara farklı kesimlerle iftar soframızı paylaşarak bu mübarek günleri ihya ediyoruz. 11 ayın sultanı Ramazan'ı layıkıyla idrak etmeye çalışıyoruz.
"Şov ve reklam peşinde değiliz"
Tüm bunları yaparken başkaları gibi şov peşinde olmayacağız. Üç liralık hizmet reklamına 5 lira harcamayacağız. Vatandaşın derdini mağduriyetini şov aracı, siyasi rant malzemesi haline getirmeyeceğiz. Biz reklam ve şov yapmanın değil gönüller yapmanın peşindeyiz.
Biz bir yarayı sarma, bir ihtiyacı giderme gayesi ile hareket eden kadroyuz. Yaptıklarımızı elbette anlatacağız ama bunları yaparken birileri gibi hoyratça davranmayacağız, insanımızı rencide etmeyeceğiz. Tevazudan azla sapmayacağız. AK Parti kadrolarına yakışan işte böyle bir asalettir. Bu harekete yakışan 85 milyonu bağrına basan kuşatıcı bir yaklaşımdır.
Türkiye olarak sadece iyilik sancağını değil barışın güven ve huzur veren iklimini başta mazlum coğrafyalar olmak üzere dünyanın dört bir yanına ulaştırıyoruz.
"Mehmet Akif'i rahmetle yad ediyorum"
Bugün son derece anlamlı bir yıl dönümü, İstiklal Marşı'mızın kabulünün 104. yıl dönümünü idrak ediyoruz. Merhum Mehmet Akif'i rahmetle yad ediyorum. Marşımız sıradan bir şiir, sıradan bir marş değildir. İstiklal Marşımız milletimizin hissiyatının, kahramanlığının, asil karakterinin dizelere harf harf işlenmiş sembolüdür. Toprakları işgal edilmek milletin var oluş anıtıdır. Bu marş kurucu ve köklü bir metindir. Bir diğer önemli yanı ise savaş sırasında yazılmış olmasıdır. Bu nedenle İstiklal Marşı harbin yürütücüsü, ruhudur.
"Türkiye'de yeni bir kaos alanı oluşturulmak isteniyor"
Yıllarca bizi Kürt Türk, Alevi Sünni diye ayrıştıranlar son günlerde başka senaryolar peşinde koşuyor. Suriye'deki eski rejim artıklarının terör eylemleri öne sürülerek milletimizin kardeşliğine kirli bir pusu kuruluyor. İstiklal Marşı'mızdaki ruha karşı da alçakça suikast düzenleniyor. Çoğu yalan olan açıklamalarla Türkiye'de yeni bir kaos alanı oluşturulmak isteniyor. Milletimize bu kötülüğü genel başkanı ile, vekilleri ile ülkenin ana muhalefet partisi yürütüyor.
"CHP giderek pervasızlaşıyor"
Biz Ramazan'ın maneviyatı nedeniyle günlük siyasi tartışmalara girmiyoruz. Sataşmalara kulak asmıyor, ithamlara mecbur kalmadıkça cevap vermiyoruz. Milletimizin ağzının tadı kaçmasın diye yapıyoruz ancak hemen her seferinde Ramazan gelince yalan iftira dozunu artıran küstah bir üslubu karşımızda buluyoruz. CHP kendini hesaba çekmek yerine giderek pervasızlaşıyor, nobranlaşıyor. Ülkemiz adına oldukça tehlikeli sularda siyaset yapmaya yelteniyorlar. Özgür Özel, dışarıda daha zehirli, çirkin bir dile sarılıyor. Grup kürsüsündeki sözleri kendi partisinden başkan tarafından yalanlanan kişiyi muhatap almak bir züldür. Haysiyetin, erdemin ne olduğunu da bilmiyor demektir. Dedikodu yapmayı siyaset yapmak zannediyor. Partimize katılan yeni arkadaşlarımızla ilgili ipe sapa gelmek cümleler kurdu. Utanmadan sıkılmadan bize siyasi ahlak dersi vermeye kalktı. Aradan bir hafta geçmeden çark etti. Kürsüdeki ağır lafların altında kendisi ezildi, tükürdüğünü yalamak zorunda kaldı.
"Siyasetten al aşağı edilmesi yakındır"
Gün aşırı parti değişmekten adı fırıldağa çıkmış kifayetsize rozet taktı. Bize attıkları çamur döndü dolaştı kendilerine bulaştı. Böyle tutarsız birini nasıl ciddiye alalım. Kendi belediye başkanlarından ayar yiyen birini biz neden muhatap alalım. Sayın Özel kendisine açılan krediyi har vurup harman savuruyor. Bu gidişle sıfırı tüketmesi, bay kemal gibi siyasetten al aşağı edilmesi yakındır. Biz kendisinden memnununuz. Kart oyunlarından memnunuz. Belediye başkanlarından tekzip edilen iddialarından memnunuz. Yurt dışında zerre itibar görmemesinden, yurt içinden kimse tarafından kala alınmamasından memnunuz, acizliklerinden memnunuz. Çok ama boş konuşmasından fevkalade memnunuz. Karşımızda böyle bir profil bulunmasından rahatsız olmuyoruz. Bizim üzüntümüz ana muhalefetin bu hallere düşmesi. Bizim üzüntümüz gene başkan değişse de CHP'nin faşist zihniyetinin olduğu yerde çakılı kalmasıdır.
"Zehirli dile son vermeliler"
Kimsenin siyaset kurumunu bu duruma düşürmeye hakkı yok. Sayın Özel'i sorumlu siyaset yapmaya davet ediyorum. Alevi canlarımızla ilgili zehirli dile son vermeliler. Kullanılan dil geçmişte bu ülkeye acı bedeller ödetmiş son derece tehlikeli bir dildir. Ülkemizin huzurunu korumak hepimizin sorumluluğudur. Muhalefette olmanız bu gerçeği değiştirmez. Bu ülkede Kürt de Alevi de muhafazakar da en sert basıyı CHP'den görmüştür. CHP alevi vatandaşları istismar edeceğine onlara yaptıkları zulümden dolayı nedamet getirsin. Kabine sonrası basın toplantımızda da ifade ettim, terörsüz Türkiye hedefi ile yürütülen çalışmada 40 yıllık sorunları çözerken yeni fay hatları oluşturmak emperyalizme uşaklık etmek. Kim bu millete kastederse karşısında bizi bulur, milletimizi bulur, 85 milyonu görür. Biz bu tezgahı 22 yılda defalarca gördük. Bu senaryoyu Çorum'da, Maraş'ta, Gazi Mahallesi'nde gördük. Aynı senaryo peşinde koşanlara sesleniyorum; Artık başaramayacaksınız. Kardeşliğimize halel getiremeyeceksiniz. Ülkemizin iç dinamiklerini kaşıyarak bu milleti tekrar kendi iç gündemine hapsedemeyeceksiniz. Bu sefer Türkiye'yi küresel yarışın dışına atamayacaksınız.
"Yeni kutuplaşmalara müsade etmeyeceğiz"
Bunlar ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Allah'ın izniyle ülkede yeni sorunların, yeni kutuplaşmaların ortaya çıkarılmasına müsaade etmeyeceğiz. Hiçbir ayrım gözetmeksizin 85 milyon hep beraber istiklal marşımızın vazettiği kadim değerlere sıkı sıkıya sarılacağız. Bu vesileyle bir kez daha merhum Akif'ten bize sadece bir marş değil, nesiller boyu gururla coşkuyla söylenecek bir manifesto kazandırdığı için Allah razı olsun diyorum. İstiklal marşımızı kabul eden Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin muhterem üyelerini de rahmetle yad ediyorum.
"Ailenin olmadığı bir toplumun geleceğine güvenle bakması mümkün değildir"
Dünyamız globalleşmeyle beraber devasa bir köye dönerken neoliberal kültürün olumsuz etkilerine daha fazla maruz kalıyoruz. Küresel kültürün hedefe koyduğu kurumların en başında ise aile ve ailevi değerler geliyor. Evvel emirde bir hususun altını burada çizmek mecburiyetindeyim. Modern kanaat önderleri neyi dikte ederse etsin. Bizim anlayışımızda aile ülkenin de milletin de nüvesidir, çekirdeğidir, istikbalinin güvencesidir. Ailenin olmadığı, ailenin parçalandığı, aile değerlerinin hırpalandığı bir toplumun geleceğine güvenle, umutla bakması da mümkün değildir. Aile insanın ilk okuludur. İnsan dediğimiz eşref-i mahlukat hoşgörüyü, saygıyı, sevgiyi ailede öğrenir. Dürüstlüğü, çalışkanlığı, vatanseverliği ailede öğrenir. Farklılıklara müsamaha göstermeyi, sabrı, dayanışmayı, hamiyetperverliği ailede öğrenir. Başkasının hakkını gözetmeyi harama el uzatmamayı ailede öğrenir. Bu yönüyle aile toplumun temeli olma yanında ülkeyi de ayakta tutan en önemli sütundur. Allah korusun aile hasar görürse sırasıyla birey, toplum, ülke ve insanlık bozulur. Biz işte bunun için güçlü aile, güçlü insan, güçlü toplum diyoruz. Partimizin felsefesini anlatırken kullandığımız insanı yaşat ki devlet yaşasın ilkesi aynı zamanda aileyi yaşat ki millet yaşasın hissiyatımızın da ifadesidir.
"Aile bizim her şeyimiz"
Gerçekten de aile değerlerini dışlayan, aileyi düşmanlaştıran, aileyi geri plana iten hiçbir bireysel gelişimin başarı şansı yoktur. İşte geçenlerde CHP'nin yandaşları Taksim meydanında çıkmışlar, orada siyah torbalara aile ismini izini koymak suretiyle güya onu çöpe atıyorlar. Sizin hayatınız zaten böyle geldi böyle gidiyor bunun için de bir işe yaramıyorsunuz ve yaramayacaksınız da. Aile bizim her şeyimiz. Acı ama giderek kendini daha fazla dayatan şu gerçeği bugün bir kez daha ifade etmem gerekiyor. Günümüzde bireyi nitelikli ama küçültülmüş, özgür ama yalnızlaştırılmış insan haline getirme çabaları küresel bir kuşatma halini almıştır. Geçtiğimiz asırda Batı popülizminin önceliği ailenin dağıtılması ve toplumdaki bireyselleşmiş kişi sayısının artırılmasıydı. Şimdi bunun bedelini en ağır şekilde yine kendileri ödüyorlar.
"Yuva demek şu kadar metrekare ev demek değildir"
Hatalı politikalar sebebiyle sürüklendikleri darboğazdan çıkamıyorlar. Büyük kongre için hazırladığımız metnimizde de önemle vurgulamıştık. Yuva kavramının evdeki oda sayısıyla ilişkili hale getirilmesi doğru değildir. Yuva demek şu kadar metrekare ev demek değildir. Yuva demek içinde birlikte güzel vakit geçirilen, hatıralar biriktirilen, çatısı altında huzur bulunan, hayata ve insanlığa dair temel eğitim ve öğretimlerin görüldüğü mekan demektir.
"Tehditlerin hedefindeyiz"
Çocuklar okula, ailede kazandıkları bu güçlü temeli harflerle rakamlarla, becerilerle süslemek üzere giderler. Dolayısıyla okul ailenin yerine geçen değil, bilakis ailede verilen eğitimin, ahlakın, değerlerin tamamlayıcısı olan bir kurumdur, öyle olmalıdır. Kıymetli yol ve dava arkadaşlarım. İşte böylesine hayati öneme sahip aile kurumumuz bugün çok boyutlu bir muhasara altındadır. Nüfus ve demografide yaşanan değişimler, cinsiyetsizleştirme gibi sapkın ideolojilerin dayatılması, geniş ailelerin azalması, çekirdek ailelerdeki çocuk sayısının düşmesi, evlilik yaşı her yıl yükselirken boşanma oranlarının artması, buna bağlı olarak tek ebeveynli ailelerin sayısının çoğalması gibi sorunlar aile kurumunu güneşin karı erittiği gibi örseliyor, zayıflatıyor, yıpratıyor. Türkiye olarak güçlü kültürümüze ve aile değerlerimize rağmen üzülerek ifade etmeliyim ki biz de bu tehditlerin hedefindeyiz, hatta en çok zararı görenler arasındayız.
"Doğurganlık oranı ve nüfus artış hızı düşüyor"
Aile Yılı programımızda paylaştığım bazı rakamları önemine binaen tekrar hatırlatmak isterim. Ülkemizde doğurganlık oranı ve nüfus artış hızı asimetrik bir şekilde maalesef düşüyor. Mesela 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızımız bugün 1,51'e geriledi. Yıllık nüfus artış hızımız ise benzer şekilde binde 1,1'e düştü. Çocuk ve genç nüfusumuz azalırken yaşlı nüfusumuz tarihimizde ilk defa yüzde 10'un üzerine çıktı. Ortalama yaşımız 34 sınırına dayandı. Henüz Avrupa ve diğer gelişmiş ülkeler kadar olmasa da maalesef nüfus bakımından giderek yaşlanıyoruz.
Değerli ekonomim.com okurları,
ekonomim.com ekibi olarak Türkiye'de ve dünyada yaşanan, haber değeri taşıyan gelişmeleri sizlere en hızlı, tarafsız ve kapsamlı şekilde sunmak için çalışıyoruz. Bu süreçte sunduğumuz haberlerle ilgili eleştiri, görüş ve yorumlarınız bizim için çok değerli. Ancak, karşılıklı saygı ve hukuka uygunluk çerçevesinde, daha sağlıklı bir tartışma ortamı oluşturmak adına yorum platformumuzda uyguladığımız bazı kurallarımız bulunmaktadır.
Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (diğer okurlara yönelik olanlar da dahil) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık içermesi durumunda, yorum editörlerimiz bu yorumları onaylamayacak ve silecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar arasında aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemleri de yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur, bu nedenle bu tür yorumlar da ekonomim.com sayfalarında yer almayacaktır.
Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu kanıtlanamayan iddia, itham ve karalama içeren, halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.
Markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmaz ve silinir. Aynı şekilde, bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmaz ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Diğer web sitelerinden alınan bağlantılar ekonomim.com yorum alanında paylaşılamaz.
ekonomim.com yorum alanında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan kullanıcıya aittir, ekonomim.com bu sorumluluğu üstlenmez.
ekonomim.com'de yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yer alan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni okumuş ve kabul etmiş sayılır.
Kurallarımıza uygun şekilde saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun yorumlarınız için teşekkür ederiz.