CHP Grup Toplantısı İstanbul'da | Özel: Mehmet Şimşek'in itibarı yerin dibindedir
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısını bu hafta İstanbul'da Beşiktaş Kültür Merkezi'nde gerçekleştirdi. Özel, Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda ziyaret ettiği İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve gündeme ilişkin konuştu.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından İstanbul'a gelen CHP lideri Özgür Özel, partisinin grup toplantısını İstanbul'da Beşiktaş Kültür Merkezi'nde gerçekleştirdi. Özel, aynı gün sabah saatlerinde Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde İmamoğlu'nu ziyaret etti.
Özel, gündeme ilişkin şöyle konuştu:
"Değerli milletvekillerim, kıymetli grubumuz bugüne kadar hep biz Ankara'daydık ve konuklarımız oluyordu.
Ancak öyle tarihi bir süreç içindeyiz ki, şimdi biz tam kadro İstanbul'dayız, biraz Ankara dinlesin bakalım.
Bugün 19 Mart başarısız darbe girişimine karşı direnişimizin yedinci günündeyiz. Kendi çıkarları için Türkiye'nin geleceğine ihanet eden bir avuç insan var. Arkalarında halk yok, kimse yok. Bu devletin kodları, gelenekleri, yüz yıllara dayanan bu ülkenin geleceğini düşünen kodları vardır emin olun yaşananların yarattıkları tahribatı kendileri de görüyor. Devleti karşısına alıp millete sırtına dönmüşler. Devletin aklı, demokrasinin yanındadır.
Bu organize kötülük örgütünün diplomayı iptal edeceğini biliyorduk. Ama bir taraftan da kaç kişinin diplomaya evet diyeceğine bakıyorlar. Dört kişi gerekiyor ama 2.5 evet olduğunu görüyorlar. Dekanını istifa ettirdikleri fakültenin yerine üniversitenin yönetim kurulunu toplayıp oradan diplomayı iptal ettirdiler. Sabah gözümüzü açtık, tüm kötülüklerin tuşlarına basarak harekete geçtiler.
Darbeye karşı ele geçirilecek yer olarak burada hedefin İBB'nin simge binası Saraçhane olduğunu biliyorduk. 25 yıl Erdoğan ve atadıkları tarafından yönetilmişti. İstanbul'un bütün varlıklarını, dört tane devraldığın gökdelen sayısını 250'ye getirerek, yeşili azalttıklarını gören İstanbulluların gözlerinin önüne bir alternatif geldi.
5 yıl boyunca Ekrem İmamoğlu ile mücadele ettiler. Son seçimde de bileğini bükemediler. İstanbullular Ekrem başkanın gücünü halk biliyordu. 18 tane bakan, devletin bütün gücü, kaymakamlar, valilerle yüklendikleri seçimde çok uğraştılar ama Ekrem Başkan'ın bileğini bükemediler. Çünkü İstanbullular o bileğin de yüreğin de gücünü biliyorlardı.
FETÖ'cülerin kumpaslarının ardından içeri atmak için yaptıkları hapishanede Silivri'de Ekrem başkanı ve arkadaşlarımızı gördüm. Hepinizi kucaklıyor. 300'ün üzerinde müfettişin didik didik ettiği ama bir şey bulamadıkları İBB için birkaç gizli tanık bulup, Ekrem başkanın yaptıklarını karalamaya, seçilemedikleri belediyeye kayyum atamaya niyetlendiler.
Tüm darbeler seçilmişe karşı, seçilmemişi getirmek üzerine dayalıdır. Hesabı katamadıkları on minyonlarla darbeyi püskürten halkımıza çok teşekkür ediyoruz. Bir de terör suçlaması.
Diyorlar ki CHP, DEM Parti ile 'Kent uzlaşısı' yaptı dediler. Biz ittifak yapmak için tüm partilere gittik, konuştuk. DEM Parti kendi adaylarını belirlerken şöyle bir yaklaşımda bulundu: Seçimi kazanacağımız yerlerde aday çıkaracağız, kazanamayacağımız yerlerde ise kente düşmanlık etmeyecek adayları destekleyebiliriz. Onların adayının olmadığı yerde DEM Parti seçmeninin CHP'ye oy verdiğini bilmeyen de yok, bundan utanılacak bir şey de yok.
Biz İstanbul ve Türkiye ittifakını, Türk demokratlar, milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar ve muhafazakâr demokratlarla sandıkta birleştik. AK Parti, MHP ya da DEM Parti ile bağı kalmamış isimlerin de bizlerden aday olmasının bir sakıncası olmadığını söyledik. 47 yıl sonra da bu adımlarla haramilerin saltanatını yıktık. Hiçbir belediye başkanımıza savcılığın sorabileceği hiçbir soru yoktur.
Savcılık 'Kent uzlaşısı'nı suçluyor batıdaki Kürtlerin yönetimde temsil edilmesi terör ise ben terörist olayım kardeşim. Bunun adı demokrasidir. Ben bu metinleri teşekkür etmek için yazarım. Kürt olup da AK Parti'ye oy verenler bunların Kürtlere bile saygısı yok. Oyu bana verirsen seçmensin vermezsen teröristsin diyor.
Darbeyi planlayanlar vardır, talimatı uygulayanlar vardır. Ama darbenin bir bildirisi olur. 12 Eylül'de de, 15 Temmuz'da da okumuşlardı. Şu darbe bildirisini okutuyorlar. 'İmamoğlu milyonluk villada gözaltına alındı' diye haber okutuyorlar. Bütün yandaş kanallar tek elden verilen bilgilendirmeyle bir yalanı sürekli söyleyip halkın kafasına kazımaya çalışıyorlar.
Her darbe girişiminde her şeyi düşünürler. Talimatla harekete geçenler Saraçhane'nin üst katlarını doldurdu. Atatürk'ün partisi darbeye karşı çıkar. Bugün televizyonlardan darbe bildirisi okutuyor.
'Milyonluk villada gözaltına alındı' diyor: TGRT, TRT, A Haber. Az ya da çok alet olanlar var. Alet olmayanlar arasında Halk TV, Sözcü TV ve TELE 1 var. Herkes şunu bilsin, bu darbeye direnenler var ya RTÜK'e de söylüyorum: Sakın ne kanallara, ne internet sitelerine, ne Twitter'dan yazanlara ne de YouTube'dan özgür yayın yapmaya çalışanlara dokunmayın, alnınızı karışlarım.
İmamoğlu milyonluk villada gözaltına alınmadı. Belediyeye başkanlık konutu olarak kazandırılan, devir teslim edilmek üzere kullanılıyor. O villa, yandaş vakfa peşkeş çekilmişti; İBB o villayı geri aldı. İmamoğlu orada gözaltına alındı.
Terör örgütü mensupları işe alındı diyorlar; Soylu 700 teröristin hizmete alındığını söylemişti. Bu da gerçek çıkmadı hatta yargılanan 41 kişi beraat etti. Sonra dedi ki Soylu, 'Siyaseten onu söylemek zorundaydım' dedi. Böyle siyasetin Allah cezasını versin. Elinde ne var: Meşe, Çınar, Ladin ve İlke ismindeki gizli tanıklar. Diyorlar ki ben böyle yapıldığını tahmin ediyorum, rüşvet verildiğini tahmin ediyorum diyor.
Tek söyleyeceğim şudur: Bunların duyumlarıyla, İstanbul'un gözünün önünde çatır çatır çalışan birini içeri koydunuz ya savcı, ben sana ne lakap takayım 'odun' derim, ben sana savcı 'odun'".
Tek derdi sarayın talimatlarına uymak. O kadar gaddarlar ki Medya A.Ş.'den yıllık izin alıp yurt dışına çıkıp haberi duyduktan sonra ise yurda dönen bir kadını 'Firar ederken yakalandı' diye haberleştirdiler.
MASAK raporunu Akın Gürlek ne zaman talep edilmiş 3 Mart, görevlendirme 10 Mart'ta yapılmış, 17 Mart'ta MASAK raporu geliyor ve 19 Mart'ta operasyon yapılıyor. 4 uzman yardımcısının imzası var ama bir tane uzmanın imzası MASAK raporunun altında yok. Çünkü rapora imza atacak bir uzman bulamamışlar. Özeti de ben suç bulamadım sen bak demiş MASAK raporu, ama savcı buradan suç bulmuş.
MASAK, Mehmet Şimşek'e bağlı bir kurumdur. Bu rezaleti kurumuna alet etmiştir. Bu adamın ekonomist olarak da insan olarak da güvenilebilecek hiçbir yanı yoktur. Dünya bunu böyle tanısın. Dünya, Mehmet Şimşek'i bir ülkenin ekonomisini bir kişinin korkuları için feda edebilecek, yalancı bir davaya yalan rapor ürettiren kurumun başında bilsin. Mehmet Şimşek budur. Kimse bunları adamdan, ekonomistten ve gerçekten bu işleri bilen birinden saymasın. Mehmet Şimşek'in itibarı bundan sonra yerin dibindedir.
Ekrem Başkan, Tayyip Erdoğan'ı her şekilde yeniyor. CHP 1977'den beri ilk kez birinci parti oldu ve iktidara yürüyor. Bizim duyurduğumuz ön seçim tarihine göre gözaltı ve tutuklama sürecini ayarlıyorlar. Böyle bir hesabın sonucu olan takvim. Akşam Saraçhane'ye 155 bin kişi geldi. İkinci gün 200 bin, üçüncü gün ise 550 bin kişi geldi. Ön seçimde ne oldu biliyor musunuz? 15.5 milyon kişi seçti ve tarihe geçti.
Polisle gençleri karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Biz konuştuktan sonra meydan boşalırken polise verdikleri kanunsuz emirlerle meydanı provoke etmeye çalışıyorlar. Bunun yanında biz söylememize rağmen doğru yerde konumlanmak yerine başka bir yere yönelmeyi hedefleyen insanlara tekrar anlatmak istiyorum. 2013'te Erdoğan Gezi Parkı'nı yıkıp Topçu Kışlası yapmak istediklerinde gidilmesi yer Taksim'di ve orada bulunduk.
Tayyip Erdoğan kazanamadığı İstanbul'un iradesine darbe yapmaya, kayyum atamaya kalktı. Gün o iradeyi sahip çıkma günü olduğu için Saraçhane'deyiz. Ben o yüzden bir çekyatın üzerinde burayı kayyuma değil de Ekrem Bey gelene kadar buradan bir vekile verelim diye ben odadaydım, yüz binler meydandaydı. Bu yüzden gençlere söylüyoruz. Bugün Taksim'e gitmek için kemere gitmesi, oradan meydana gelmesi, o bahaneyle bütün herkese gaz sıkılması doğru tavır değildir. Nasıl 500-600 bin ile sokakları ve meydanları geri aldıysak günü gelince Taksim'i de geri alacağız.
Dün akşam sosyal medyaya yansıyan, hangi terbiyeyle yaptıkları belli olmaksızın küfürler, Sayın Erdoğan'ın ölmüş annesine yönelmiştir. Bu küfrü kendi anneme edilmiş sayarım. Bu iş aynı Gezi eylemlerini 'Camide içki içtiler' yalanında olduğu gibi benzer senaryolar uygulanıyor. Bunu yapanlar Türkiye'nin dostu değildir. Bütün gençleri provokasyona karşı uyarıyorum.
Çok sayıda televizyon kanalı bu uyarılardan sonra kendisine çeki düzen verme ve halkın haber alma noktasında adım attı ama atmayanlarla ilgili bir çalışma başlattık.
Bundan sonra da bu yayınları takip eden ve ilişkili şirketlere yönelik boykot için web sitesini takip edeceğiz. Bundan sonra TRT'yi protesto ediyoruz. İHA'ya ve DHA'ya abone olan bütün belediyelerimizi uyarıyorum, derhal aboneliklerinizi iptal ediyorsunuz.
Bugün yedinci gün. Yarın İBB'yi başkanvekiline emanet edeceğiz. Bu akşam Ekrem Başkanımız, İstanbul'u sevenleri ve koruyanları hep birlikte bir kez daha Saraçhane'ye, yedinci günde dünya tarihine aynı meydanda aynı saatte aralıksız 7 gün üst üste aynı direnişi göstermek için davet ediyor ve öncesinde alana gelen herkesi Ekrem Başkanımızın iftar sofrasına davet ediyoruz.
Saraçhane, Ramazan boyunca farklı etkinliklerin, bayramda farklı etkinliklerin alanı olacak ve Ekrem Başkanımızın bayramlaşma etkinliklerine sahne olacak.
Bu akşam herkesi Saraçhane'ye veda etmeye, Ekrem Başkanın emanetini o gelene kadar yine bir CHP'liye emanet etmeye bekliyoruz. Ekrem Başkanın ve CHP'nin teşekkürlerini iletiyorum. Direnenlere, seçenlere, tarihe geçenlere selam olsun."
Değerli ekonomim.com okurları,
ekonomim.com ekibi olarak Türkiye'de ve dünyada yaşanan, haber değeri taşıyan gelişmeleri sizlere en hızlı, tarafsız ve kapsamlı şekilde sunmak için çalışıyoruz. Bu süreçte sunduğumuz haberlerle ilgili eleştiri, görüş ve yorumlarınız bizim için çok değerli. Ancak, karşılıklı saygı ve hukuka uygunluk çerçevesinde, daha sağlıklı bir tartışma ortamı oluşturmak adına yorum platformumuzda uyguladığımız bazı kurallarımız bulunmaktadır.
Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (diğer okurlara yönelik olanlar da dahil) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık içermesi durumunda, yorum editörlerimiz bu yorumları onaylamayacak ve silecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar arasında aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemleri de yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur, bu nedenle bu tür yorumlar da ekonomim.com sayfalarında yer almayacaktır.
Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu kanıtlanamayan iddia, itham ve karalama içeren, halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.
Markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmaz ve silinir. Aynı şekilde, bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmaz ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Diğer web sitelerinden alınan bağlantılar ekonomim.com yorum alanında paylaşılamaz.
ekonomim.com yorum alanında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan kullanıcıya aittir, ekonomim.com bu sorumluluğu üstlenmez.
ekonomim.com'de yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yer alan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni okumuş ve kabul etmiş sayılır.
Kurallarımıza uygun şekilde saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun yorumlarınız için teşekkür ederiz.