Türkiye, kaybını kısa sürede telafi ediyor: Trump’ın gümrük vergilerinin etkisi sınırlı!

ABD’nin ticaret kısıtlamalarına maruz kalan ülkeler hızla yeni alternatifler geliştiriyor. Uzmanlara göre Türkiye, Trump’ın tarifelerinin etkisini bir yıl içinde silerken, 2026’da tamamen bertaraf edecek. Küreselleşme ise direnmeye devam ediyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Türkiye, kaybını kısa sürede telafi ediyor: Trump’ın gümrük vergilerinin etkisi sınırlı!

Financial Times’ın “Küreselleşme Donald Trump'a karşı zafer kazanacak” başlıklı haberinde, ABD Başkanı Trump’ın gümrük vergileri ve ihracat kısıtlamalarının bir süre sonra telafi edilebileceğini söylerken, özellikle uzun vadede kalışı etkiler yaratmayacağını belirtti.

İsviçre Lozan’daki International Institute for Management Development (IMD) School yöneticisi Prof. Dr. Simon J Evenett’in hesaplamalarına göre, özellikle Türkiye ve Rusya, ABD’den ithalat etkilerini 1 yıl içinde siliyor.

Trump’ın etkileri geçici

ABD Başkanı Donald Trump’ın "karşılıklılık" temeline dayanan gümrük tarifeleri, küreselleşmenin sonunu getirmekle suçlanıyor. Ancak uzmanlara göre bu politikalar, uzun vadede kalıcı etkiler yaratmayacak.

ABD, dünyada mal ithalatında 20 yıl önce yüzde 20 alana sahipken, son yıllarda bu oran yüzde 13’e geriledi. Bu gerileme, ABD’nin tek başına küreselleşmeyi tersine çevirecek güce sahip olmadığını gösteriyor.

Evenett’in modeline göre, ABD ithalatı tamamen durdursa bile 70 ülke bir yıl içinde, 115 ülke de 5 yıl içinde alternatif pazarlarda bu kaybı telafi edebilecek.

Prof. Evenett'e göre, Trump'ın tarifelerine maruz kalan ülkeler er ya da geç yeni ticaret ortakları bulup, ABD ile yaptıkları ticareti yerine koyarken, Türkiye ve Rusya'nın 2026 yılında tarifelerin olumsuz etkilerini tamamen telafi etmesi bekleniyor. Fransa, İngiltere gibi ülkelerin kaybını telafi etmesi ise 2039'a kadar sürecek. 

Çin, AB ve diğer güçler

Küresel ticaretin ana merkezleri artık Çin ve Avrupa Birliği. Her iki güç de serbest ticareti savunurken, küreselleşmenin devamı için aktif politikalar yürütüyor.

Çin’in “Kuşak ve Yol Girişimi” hamlesi ile ham madde ve dış pazar ihtiyacını karşılaması, AB’nin ise savunma ve teknoloji iş birliklerini artırması bu süreçte önemli yapıtaşlarını oluşturuyor.

Hindistan, Güneydoğu Asya, Doğu Asya ve Orta Doğu da 2029’a kadar küresel ticaret hacmini büyütmesi öngörülen önemli bölgeler içinde yer alıyor.

Trump politikalarının etkisi sınırlı

Trump’ın önerdiği tarifeler ve diğer ülkelerin karşılıkları, küresel ticaret hacmini en fazla yüzde 10 azaltabilir. Ancak yine de 2029’da 2024’e kıyasla yüzde 5 daha fazla ticaret olacağı öngörülüyor.

Hükümetler Kovid pandemisi ve Rusya-Ukrayna savaşı sonrası tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabasında olsa da çoğu ülke Trump tarzı bir korumacılığa yönelmiyor.

AB, Avustralya, BAE gibi aktörler hâlâ ikili ve çok taraflı ticaret anlaşmaları yapmaya devam ediyor.

Ticarette “çift kulvarlı” dönem

Küreselleşme artık “çift kulvarlı” bir döneme girerken, yapay zekâ, yarı iletkenler ve askeri teknolojiler gibi stratejik alanlarda deglobalizasyon görülüyor. Hizmetler, eğlence, elektronik ve lüks ürünlerde ise küreselleşme tüm hızıyla sürüyor.

Hizmet ve dijital ticaret, 1990’dan bu yana mal ticaretine göre iki kat daha hızlı büyüyor.

Gelişen ülkelerde üretilen malların daha fazlası yerel olarak tüketilirken, veri ve hizmet akışları küresel ekonomi için daha belirleyici hâle geliyor.

Küreselleşme direniyor

Ticaretin dünya ekonomisindeki önemi tarih boyunca dalgalansa da uzmanlar, karşılaştırmalı üstünlüklerin ve uzmanlaşmanın sağlayacağı verimliliklerin korumacılığı uzun vadede aşacağını savunuyor.

KOF Küreselleşme Endeksi’ne göre, küreselleşme ile gelişmiş ülkelerdeki enflasyon arasında ters bir ilişki var.

DHL Küresel Bağlantı Endeksi, 2019–2024 arasında ticaret, sermaye, bilgi ve insan akışlarının arttığını ortaya koyuyor.

Ekonomik gerçeklerin, siyasi döngülere kıyasla daha kalıcı olduğu vurgulanıyor.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yorum yapmak için tıklayınız
Ekonomi