ABD'nin yeni gümrük vergileri Avrupa’yı sarsabilir: ECB zor karar aşamasında

Trump yönetimi, Avrupa mallarına yüzde 25’e varan yeni gümrük vergileri hazırlığında. Bu adım Euro Bölgesi ekonomisini sarsarken, ECB faiz indirimine mi gitmeli yoksa enflasyon riskine karşı mı durmalı?

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
ABD'nin yeni gümrük vergileri Avrupa’yı sarsabilir: ECB zor karar aşamasında

Avrupa Merkez Bankası (ECB), ABD Başkanı Donald Trump'ın geniş kapsamlı gümrük vergileri uygulamaya hazırlandığı bir dönemde yeni bir ekonomik belirsizliğe hazırlanıyor.

2 Nisan'da ABD Başkan Donald Trump'ın ülkenin ticaret açığını daraltmaya yönelik çabasının önemli adımlarından olan yeni bir "karşılıklı gümrük tarifeleri" turunu açıklaması bekleniyor.

Kesin kapsam ve ölçek, belirsizliğini korurken, Beyaz Saray'ın Avrupa mallarına yüzde 25'e varan gümrük vergileri uygulayabileceğine dair spekülasyonlar yoğunlaştı.

Bu vergiler, halihazırda otomobil ve parçalarına uygulanan ve araçlarla ilgili ihracatın maliyetini yüzde 50'ye varan oranlarda arttıran mevcut vergilerin üzerine inşa edilecek.

Potansiyel etkisi önem arz ediyor. Uluslararası Ticaret Merkezi'ne göre 2024 yılında Avrupa Birliği, ABD'ye 382 milyar euro (15,7 trilyon TL) değerinde mal ihraç etti.

Bunun 46,3 milyar euroluk (1,9 trilyon TL) kısmı otomobil, motosiklet ve parçaları içeren araçlardan geldi.

ABD, AB'nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 10'unu oluşturduğundan, blok özellikle transatlantik ticaret sürtüşmelerine maruz kalıyor.

ECB Başkanı Christine Lagarde'ın aktardığı tahminlere göre, ABD'nin uygulayacağı yüzde 25'lik bir gümrük vergisi, AB'nin de aynı şekilde misilleme yapacağı varsayımıyla, ilk yıl içinde Euro Bölgesi GSYH'sini 0,5 puan düşürebilir ve enflasyonu benzer bir oranda yükseltebilir.

Bu durum politika çatışması için ders kitabı niteliğinde bir örnek teşkil ediyor. Gümrük tarifeleri hem ithalatı daha pahalı hale getirerek bir arz şoku hem de güveni ve harcanabilir geliri zayıflatarak bir talep şoku olarak etki yaratıyor.

ECB'nin bulunduğu Almanya'nın Frankfurt şehrindeki politika yapıcılar, kendilerini rahatsız edici bir paradoksla boğuşurken buluyorlar. Para politikasını gevşeterek büyümeyi mi desteklemeliler yoksa bu tür vergilerin ortaya çıkarabileceği enflasyonist şoka karşı mı durmalılar?

Enflasyon kamburunu 'aşmak' mı?

Goldman Sachs'tan Sven Jari Stehn gibi ekonomistlere göre bu sorunun yanıtı enflasyon beklentilerinin davranışına bağlı.

Yakın tarihli bir notta Stehn, "Tahminlerimiz ABD gümrük vergilerinin büyüme üzerinde önemli ölçüde olumsuz, enflasyon üzerinde ise mütevazı (ve geçici) etkileri olacağını gösteriyor," dedi.

Stehn, uzun vadeli enflasyon beklentileri sabit kaldığı sürece standart politika kılavuzunun faiz indirimlerinden yana olduğunu belirtti.

Goldman'ın modelleri, bu tür varsayımlar altında ECB'nin en uygun stratejisinin enflasyon artışını "gözden geçirmek" ve böylece faiz oranlarını düşürmek olacağını gösteriyor.

Goldman Sachs, ECB'nin nisan ayında faiz oranlarını düşürmesini ve ardından Haziran ayında yüzde 2'ye indirmesini beklemeye devam ediyor.

Enflasyonun kalıcı olma riski

Ancak ilk enflasyon patlaması, beklentileri beslerse bu hesap dramatik bir şekilde değişebilir. Eğer işletmeler ve işçiler sürekli fiyat artışları beklemeye başlar ve ücret ayarlamalarını buna göre yaparlarsa, ECB enflasyonun yerleşik hale gelmesini önlemek için harekete geçmek zorunda kalabilir.

Stehn, "Bu durumda, optimal politikanın daha sıkı para politikası gerektirebileceğini görüyoruz. ECB bu senaryoda gümrük tarifelerinin büyümeye vuracağı darbe konusunda endişelenmeyi göze alamaz ve enflasyonun sürekliliğine karşı eğilmesi gerekir," dedi.

Ancak, bu tür ikinci tur etkilerinin "oldukça güçlü" olması gerektiğini belirten Stehn, uzun vadeli beklentilerde büyük ve geniş tabanlı bir artış içermesi gerektiğini, böylece böyle şahin bir değişimi haklı çıkarabileceğini de öne sürdü.

Goldman'a göre şimdilik, ücret belirleme eğilimleri ve enflasyon beklentileri ECB'nin gevşemeyi düşünmesi için yeterince iyi durumda.

Gümrük verilerine tepki, ABD hizmetlerini odağa taşıyabilir

Bank of America'da ekonomist olan Ruben Segura-Cayuela, daha temkinli olsa da benzer bir yol görüyor. Son zamanlarda basında çıkan haberlere atıfta bulunan Segura-Cayuela, "AB yetkililerinin düşündüğü gibi, AB ithalatında yüzde 20'lik genel bir vergi görebileceğimizi varsaymak muhtemelen saçma değil," dedi.

Segura-Cayuela'nın tahminlerine göre, böyle bir hamle bir yıl içinde Euro Bölgesi gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yaklaşık yüzde 0,25 puanını riske atabilir ve AB'nin misilleme yapması halinde daha büyük kayıplar yaşanabilir.

Misillemeyi olası gören, ancak bu tırmanışın mal ticaretinin ötesine geçebileceği konusunda uyaran Segura-Cayuela, "ABD'nin 'giriş teklifi' özellikle agresif olursa, AB'nin ABD hizmetlerine yönelik eylemi de dahil olmak üzere, mal ticareti üzerindeki 'sadece' tarifelerin ötesine uzanan tırmanma riskleri daha belirgin bir şekilde öne çıkabilir," dedi.

Böyle bir hamle, Avrupa ekonomisinin daha hassas kısımlarını koruduğu takdirde AB politika yapıcıları için stratejik olarak cazip olabilir.

Bank of America, ECB'nin ilk faiz indirimini Nisan ayında yapacağına ve ardından Eylül ayına kadar yüzde 1,5'lik mevduat faizine ineceğine dair inancını koruyor; ancak aralık ayına erteleme riski de göz ardı edilemez.

2 Nisan yaklaşırken piyasalar, tarifelerin makroekonomik zorlukları arttırdığı bu karmaşık ortamda ECB'nin nasıl bir yol izleyeceğini yakından takip edecek.

 

 

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yorum yapmak için tıklayınız
Dünya