“2025’in En İyi Diyetler Listesi'nin ilk 3’ü ”bitkisel beslenmeye odaklanıyor

US News & World Report’un en iyi diyetler sıralamasında ilk sırada Akdeniz Diyeti yer alırken, onu DASH ve fleksitaryen diyetleri takip ediyor. Liste,diyetisyenler, akademisyenler ve diyabet, kalp sağlığı ve kilo yönetimi konusunda uzmanlaşmış doktorlar tarafından, diyet tarzının genel sağlık faydaları, kilo kaybı potansiyeli, uygulanabilirliği, besin değeri ve güvenlik kriterlerine göre belirleniyor. Yıllardır ilk üçü oluşturan diyetlerin en büyük ortak paydası sofralarda bitkisel gıdaların oranınınarttırılmasına yönelik.

Haber Merkezi |

Sağlıklı yaşam tarzlarını benimsemek isteyenler için çeşitli beslenme yöntemleri öne çıkıyor. Akdeniz, DASH ve fleksitaryen diyetleri, sağlıklı yaşam tarzlarını benimsemek isteyenler için farklı ama birbirini tamamlayan beslenme yaklaşımları sunuyor. Akdeniz Diyeti, taze sebze ve meyveler, tam tahıllar, sağlıklı yağlar (özellikle zeytinyağı) ve ölçülü miktarda balık, kümes hayvanları ve süt ürünlerine dayanan bir modelken;buna karşın, DASH Diyeti, düşük sodyum içeren, bolca meyve, sebze, tam tahıl ve yağsız proteinlere ağırlık verir. Fleksitaryen Diyeti ise daha esnek bir yaklaşım sunarak; bitki bazlı gıdalara dayalı olup, ara sıra ölçülü miktarda et ve hayvansal ürünler de tüketilir. Hem çevre dostu hem de sürdürülebilir bir beslenme modeli arayanlar için ideal bir tercihtir. Bu üç diyet, sağlıklı yaşam için farklı yollar sunarken, hepsi de dengeli, besleyici ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarını teşvik eder.

Dünya çapında uzmanların seçtiği en iyi üç diyetin ortak özelliğibitkisel gıdaların tüketiminin arttırılması üzerine. ABD, AB, Avustralya gibi gelişmiş pazarlarda olduğu gibi Türkiye’de de her geçen günbitkisel gıdaların yenileriraflarda yerini alıyor. Bitkisel gıdalarla hem toplum sağlığına hem de ekonomiye kazanç yaratılabileceğine vurgu yapanBİTKİDEN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, “Türkiye, fleksitaryen beslenme trendini ve zengin endemik bitki çeşitliliğini birleştirerek yeni kazanımlar elde edebilir. Fleksitaryenlare odaklananlar 10 kat daha büyük bir pazara yelken açabiliyor” diyor.

“Fleksitaryen beslenmenin çoklu avantajları var”

Bitkisel gıdalara ilginin artması hem bireysel sağlık hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıyor. Ebru Akdağ,fleksitaryen beslenmeyle hem sağlıklı bir hayat tarzı yakalandığını hem dedüşük karbon ayak izi ürünlerin artmasıyla gezegen sağlığına katkı sağlandığını anlatıyor ve ekliyor: “Aslında fleksitaryen olmak, diyetinizden besin gruplarını tamamen çıkarmak yerine yeni besin grupları eklemekle ilgili. Bu bir moda değil, sağlıklı ve çevreye saygılı bir yaşam tarzı. Sürdürülebilir sağlıklı beslenme biçimi kişisel olmalı. İşte fleksitaryen beslenmeyle kendi yaşam tarzınıza ve temponuza göre ayarlayabileceğiniz, daha fazla alternatifle buluşabiliyorsunuz. Bu da daha az stresli ve daha kolay uygulanabilir bir yolculuğa çıkmanıza olanak sağlıyor.”

“Fleksitaryenlare odaklananlar 10 kat daha büyük bir pazara açılıyor”

Ebru Akdağ “Popüler inanışın aksine, bitki bazlı gıdaların ana hedef tüketici grubu veganlar veya vejetaryenler değil, akdeniz tipi beslenenler ve fleksitaryenlerdir”” diyorve ekliyor: “Çünkü fleksitaryenler birçok ülkede tüketicilerin neredeyse yarısını oluşturuyor ve bitki bazlı ürünlerin çoğunu satın alıyorlar.Bu nedenle, niş bir pazar olan vegan tüketici kitlesinden ziyade fleksitaryenlere odaklanmak, 10 kat daha büyük bir pazara yelken açma fırsatı sunuyor.”

Fleksitaryenler hem vegan hem de vejetaryen diyetlere göre en hızlı büyüyen demografiyi temsil ediyor.Fleksitaryen beslenmeye olan ilgi, gıda endüstrisinde bitki bazlı inovasyonları destekleyerek daha geniş kitlelerin sağlıklı ve çevre dostu beslenme alışkanlıkları benimsemesine olanak tanıyor.

“Doğru stratejilerle fleksitaryen tüketici pazarı genişleyebilir”

Akdağ, doğru stratejileri uygulayarak perakendeciler, markalar, üreticiler, gıda hizmeti işletmeleri ve medya, hızla büyüyen fleksitaryen tüketici pazarını etkili bir şekilde yakalayabileceğini ve böylelikle sürdürülebilir ve etik beslenme alışkanlıklarına geçişi destekleyebileceklerini belirtiyor.

Fleksitaryen tüketicileri bitki bazlı gıdalara çekmek çok yönlü bir yaklaşım gerektirdiğinden bahseden Akdağ önerilerini şu şekilde özetliyor:

“Perakendeciler bitki bazlı ürünleri stratejik konumlandırma, yönlendirme tabelaları ve promosyonlarla öne çıkarabilir. Fleksitaryen tüketicilerin tercihlerine uygun, yüksek kaliteli bitki bazlı ürünleri rekabetçi fiyatlarla sunarak satışları artırabilir.Markalar ve üreticiler daha geniş bir kitleye hitap etmek için geleneksel tat ve dokuya benzer bitki bazlı ürünler geliştirebilir. Ürün formülasyonunda tat ve dokuyu ön planda tutarken, besin değerini ve içerik şeffaflığını koruyabilir.Restoranlar, catering vb. gibi gıda hizmeti servisleri bitki bazlı seçenekleri ana menüye entegre ederek ve fiyat eşitliği sunarak geniş tüketici kitlesinin benimsemesini teşvik edebilir. Medya da fleksiteryan beslenmenin faydaları hakkında kamuoyunda farkındalık yaratabilir.”

CHP'de olağanüstü kurultay öncesinde kulisler hareketlendi! Enflasyon açıklandı: Zam şampiyonları belli oldu! Boykot çağrısı yapan 11 kişi gözaltına alındı Küresel piyasalar Trump'ın vergileriyle sarsıldı Okan Buruk'u yere düşürmüştü! Mourinho'nun hareketi dünya basınında Emekli bayram ikramiyesinde fark ödemeleri hesaplara yatırılmaya başlandı