Türkiye, 'Dünya Pamuk Günü'nü buruk kutladı

Bu sezon yüzde 20’den fazla rekolte kaybı nedeniyle pamuk üreticisi zor bir dönem geçiriyor. Üreticiler, önümüzdeki yıl düşüşün sürmemesi için prim desteğinin, maliyetleri karşılayacak oranda artırılarak 1,5 TL’ye çıkarılmasını ve ödemelerin zamanında yapılmasını istiyor.

AHMET USMAN - ERAY ŞEN - MUTLU GÜNEŞ

Uluslararası Pamuk İstişare Kurulu tarafından geçen yıl 7 Ekim olarak belirlenen Dünya Pamuk Günü, Türkiye’de buruk kutlandı. Bu sezon rekoltenin yüzde 20’den fazla gerilemesi, prim miktarının henüz açıklanmamış olması sektörün önünü görmesini engelliyor. Şanlıurfa, Hatay, Adana, Aydın, Diyarbakır ve İzmir başta olmak üzere neredeyse Türkiye’nin tüm batı ve güney kesiminde yetiştirilen pamukta sürdürülebilirliğin sağlanması için, sektör temsilcileri pamuğa verilen primin en az maliyet artışları oranında artırılmasını istiyorlar.

Dünya Pamuk Günü dolayısıyla gerçekleştirilen dijital toplantıda şu an bir kilogram kütlü pamuğun maliyetinin 4.70-4.80 TL dolayında olduğunu söyleyen Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Bertan Balçık, “80 kuruşluk primin bir an önce yükseltilmesi lazım. Ankara’dan pozitif haberler geliyor. Müjdeyi en kısa zamanda alacağımızı umuyoruz. Geçen sezon 1 milyar 254 milyon dolar değerinde pamuk ürettik. 2018’de pamuğa Çin 57, ABD 14, Yunanistan 35 cent, İspanya 48 cent destek verirken, bizde bu rakam 14 cent oldu. Ne var ki, önceden duyurulmadan ve bir yıl gecikmeli olarak ödenmesi beklenen ölçüde yarar sağlanmasını engelledi. Pamuk üretimimizin geliştirilebilmesi için maliyet artışlarını karşılayacak primlerle, önceden duyurulan ve zamanında yapılan ödemelerle desteklenmesi gerekiyor” dedi.

“Pamuk, bitkisel üretime verilen desteklerden % 20 pay alıyor”

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Dr. Mehmet Hasdemir, toplam destekleme bütçeleri içinde en fazla desteğin pamuğa verildiğini ifade ederek, “Pamuk bitkisel üretim destekleri bütçesinden yüzde 20 pay alıyor. Bu yıl da üretici maliyetleri ile yurtiçi ve yurtdışı piyasa fiyatlarını yakından takip ediyoruz. Pamuk üreticimizi memnun edecek destekleme miktarı en kısa sürede açıklanacak” diye konuştu. Tekstil ve hazırgiyim sektörleri için pamuğun vazgeçilmez doğal bir elyaf olduğunu kaydeden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Sürdürülebilirliğin öneminin artmasıyla pamuk da daha önemli hale geldi. Ayrıca Türkiye’de üretilen pamuğun GDO’suz olması nedeniyle ülkemizde konvansiyonel yöntemle üretilen pamuk bile sürdürülebilir özelliklere sahip. Türkiye dünyada Yunanistan ve İspanya ile birlikte GDO’suz pamuk üreten üç ülkeden biri ve en büyüğü. Ayrıca ülkemiz sürdürülebilir yöntemlerle üretilen organik pamuk ve Better Cotton üretimi konusunda da önemli bir yere sahip” dedi.

“İkame ürünlerin getirisi pamuk kadar olmaz”

Pamuk tarımının terkedilmesi halinde ikame ürünlerin getirisinin pamuk kadar olmayacağını dile getiren İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli, “Ayrıca böyle bir durumda tekstil ve konfeksiyon sektöründe oluşacak riskleri yönetmek de mümkün olmaz. Yani pamuk, ülkemiz için alternatifi olan bir ürün değil. Üretiminden vazgeçtiğimizde oluşturacağı ekonomik maliyet, bugün pamuk üretiminin sürdürülebilirliği için verilecek destekleme maliyetinden çok daha yüksek olacaktır” görüşünü savundu.

Söke Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Nejat Sağel ise sağladığı katma değer ve oluşturduğu istihdam hacmi ile vazgeçilemez bir ana hammadde olan pamukta ekim alanlarının son yıllarda hızla daraldığına dikkat çekti.

“Fabrikalarda yerli pamuk kullanma zorunluluğu getirilmeli”

Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur da pamuk üretim maliyetlerinin 2020’de yüzde 30 arttığını belirterek, “Üreticilerimiz, serbest ithalattan dolayı ürünlerini, yurtdışı pamuk fiyatlarının yüzde 12 altında satıyor. Serbest ithalat yerli pamuk üreticisini olumsuz etkiliyor. İthal pamuk kullanan fabrikalara yerli pamuk kullanma zorunluluğu getirilmesi hem üreticiyi rahatlatacak hem de yerli pamuğa talebi artıracaktır. Desteklemeler maliyetler oranında artırılmalı. 1.50 TL prim talep ediyoruz” dedi.

Sürdürülebilir modanın yeni değer ve rekabet alanını organik pamuğun oluşturduğunu vurgulayan Ege Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Hayati Ertuğrul da bu nedenle ekolojik yöntemler ile pamuk üretimine desteklerin artırılması ve etkinleştirilmesini istedi.

İyi Pamuk Uygulamaları Derneği (İPUD) Başkanı Leon Piçon ise sektöre yön verebilen birçok lider giyim ve tekstil markasının 2025’e kadar tedarik edecekleri ürünlerde kullanılacak pamuğun yüzde 100’ünün sürdürülebilir kaynaklardan sağlanması yönünde hedefleri bulunduğunu hatırlatarak, ilgili bakanlıkların sürdürülebilir pamuk üretimi yapan çiftçilere pozitif ayrımcılık yapması gerektiğini söyledi.

"DÖRT YILDIR DEĞİŞMEYEN PRİM 1.5 TL'YE ÇIKARILMALI"

Adana Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Şahin Bilgiç, 1800’lü yılların ikinci yarısından itibaren pamuğa ev sahipliği yapan Çukurova’nın eskiden ‘Beyaz Altın diyarı’ olarak anıldığını fakat ekim alanlarının 3 milyon dekardan 300 bin dekara kadar daraldığını söyledi. Yılın ilk dokuz ayında Türkiye ihracatının yüzde 15’ini tekstil ürünleri ve pamuklu ürünlerin oluşturduğunu belirten Bilgiç, “Pamuğun önemi artmasına rağmen ekim alanları daralıyor. Bunun önüne geçilmesi lazım. Ekim alanlarını artırmak için de girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Dört yıldır 80 kuruş olan pamuk priminin 1.5 TL’ye çıkarılması lazım” dedi.

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru da Türkiye’nin 2 milyon tona yakın lif pamuk üretim kapasitesi olduğunu, bir dönem kapasitenin 900 bin tona kadar kullanıldığını belirterek “Üretimin, 1 milyon tonu geçeceğini düşünmüştük ama 500 bin tonlara kadar geriledi. Bu yıl beklenen 500-550 bin ton civarında. Sebebi de üretim maliyetlerinin artması, çiftçinin başka alternatiflerinin olması ve fiyatların özellikle son iki senedir geriye gitmesi” diye konuştu. Çiftçinin şu anda 2017’de sattığı fiyattan pamuk sattığına dikkat çeken Doğru, şunları söyledi: “Bugünlerde kültü pamuğun kilosu 4.2 TL civarında. Çukobirlik, Tariş, Antbirlik gibi kooperatiflerin açıkladığı fiyat neticesinde biraz yükseldi, biraz da döviz yükselince ithal pamuğun maliyeti de yükselince, fiyatlar biraz kıpırdadı ama Tarım Bakanlığı’nın buna müdahale etmesi lazım. Çiftçinin eline mazot, gübre desteği, primle beraber kilo başına 6 lira geçmesi lazım ki gelecek sene de pamuk ekmeye ikna olsun. Çiftçinin alternatifi var ama tekstilin, ipliğin başka alternatifi yok, onun için bunu üretmek zorundayız.”

“ÜRETİCİ YETERLİ DESTEĞİ GÖRÜRSE PAMUK İHRAÇ EDEBİLİRİZ”

ŞANLIURFA Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İ. Halil Peltek, “Ülkemizde pamuk üreticisi çiftçilerimizin yeterli desteği görmesi durumunda, bugün dışarıdan pamuk ithal etmek yerine ihraç edecek seviyeye gelebiliriz” dedi. 2019 yılı TÜİK verilerine göre Türkiye’nin toplam pamuk üretimi 2.2 milyon ton olurken, bunun 813 bin tonunun Şanlıurfa’da üretildiğini açıklayan Peltek, “Şanlıurfa’da 2019 yılında 2 milyon 87 bin 920 dekar arazide kütlü pamuk ekimi gerçekleştirilirken, bu yıl Çiftçi Kayıt Sistemi beyanlarına göre 1 milyon 267 bin 591 dekara geriledi” dedi. Fiyat politikasındaki belirsizlik nedeniyle çiftçinin, önümüzdeki dönem ekim yapıp yapmayacağının belirsiz olduğunu dile getiren Peltek, “Konu sadece çiftçileri ilgilendirmiyor, bağlı bulunduğu diğer yan sektörleri de bugün düşündürmeye başladı” dedi.

Dünya pamuk fiyatındaki dalgalanmalar ve lif pamuk ithalatının kolayca yapılabilmesinin üreticiyi alternatif ürünlere yönlendirdiğini söyleyen Şanlıurfa Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya da, “Pamuk, önemi nedeniyle özel olarak destekleniyor. Uluslararası Pamuk İstişare Kurulu verilerine göre son yıllarda devlet desteklemeleri yüksek seviyelere ulaştı. Pamuğun ülkemizdeki üretiminin artırılması noktasında fiyat desteği, doğrudan gelir desteği, gümrük önlemleri ve sigorta destekleri gibi pek çok farklı araç kullanılabilir” diye konuştu.

“ Pamukta toplu iyileştirme yapılması gerekiyor”

YILLIK 1,6 milyon ton olan pamuk ihtiyacının Türkiye’de üretilmesi ve bu yıl 2 milyar dolara ulaşması beklenen pamuk ithalatının azaltılması için üretimin sil baştan elden geçirilmesi gerektiği belirtiliyor. Türkiye Tekstil Terbiye Sanayicileri Derneği (TTTSD) Başkanı Vehbi Canpolat, “Pamukta tohumdan ipliğe dönüşüme kadar tüm süreçlerin baştan ıslah edilmesi gerekiyor” dedi. Pamukta toplu iyileştirme yapılması gerektiğini vurgulayan Canpolat, “Tarladan tohuma, ilaçtan çırçıra kadar tüm süreçlerin elden geçirilmesi lazım. Üretim 900 bin tonlardan 650 binlere geriledi. Bunlar yapılmazsa daha da düşecek” dedi. Temmuz ayında “Tarladan Markaya Pamuk Çalıştayı Raporu”nu yayımladıklarını hatırlatan Canpolat, raporda pamuk ile ilgili yaşanan sorunların çözümüne yönelik görüşlere yer verdiklerini söyledi. Canpolat, Raporu bakanlık dahil gerekli merciler ile de paylaştıklarını ancak araya pandemi girdiği için çözüme yönelik henüz bir adım atılmadığını vurguladı. Konuyu takip ettiklerini belirten Canpolat, pamukta en önemli konunun verimlilik olduğunu vurgulayarak, “Bir dönümden 10 kilo alınırken bu miktar 7 kilograma kadar geriledi. Bir diğer önemli konu ise kalite. Şanlıurfa tarafında güneş sayesinde en uzun lifler bizde. Ancak çırçırlamasında yabancı elyaf olduğu için çok tercih edilmiyor. Kalite anlamında ucuz. Bir Yunan pamuğu 1.5 dolar civarında. Bizimki daha düşük fiyatlara gidiyor. Üretim ihtiyacımız 1.6 milyon ton iken bu yıl 1 milyon ton ithal edeceğiz” diye konuştu. Tekstilde daha iyi yerlere gelebilmek için sektörün ana hammaddesi olan pamuğun stratejik ürün ilan edilmesini isteyen Canpolat, ayrıca çırçır fabrikalarının elden geçirilmesi, makineli tarıma geçilmesi gerektiğini söyledi. (YENER KARADENİZ)

Merkezi yönetim brüt borç stoku 8,3 trilyon lira oldu Finansal okuryazarlığınızı ücretsiz eğitimlerle geliştirin! İmamoğlu'dan Beyoğlu tepkisi Asgari ücret, memur ve emekli maaş zam tahminini açıkladı Stoltenberg: 10 yıllık görev süremde 5 büyük ders aldım Deniz Demir'den GSS borçları için soru önergesi